Perşembe, Temmuz 03, 2008

PASTA - SİYA SİYABEND - KİESLOWSKİ

Aslında yemek yapmayı çok seviyorum. Masa hazırlamaya bayılıyorum. Hamur işi, pasta, börek konularında vasat bir portre çizebilirim ancak. Kekini hazır almak koşuluyla pasta yapmaya karar verdim, kreması tarafımdan hazırlandı, mutfak battı, tekrar eski haline getirildi. Yalnızca bir krema yapmak için harcadığım zaman ve emeğe şaşardınız. Annem, yemek yaparken mutfağı harp alanına çevirdiğimi söylediğinde valla çok belli etmesemde içimden kızıyordum. Hemen savunmaya geçerim öyle zamanlarda fakat ben anneme hak verdim. Objektif bakacak olursak, tek bir yemek için bile kesinlikle fazla dağıtıyorum, annem az bile söylüyor. Herneyse. Pastam güzel oldu. Gerçekten hafif ve lezzetliydi, süslemelerde pek iyi değildim ki o da bir sonraki denemelerde bir üst seviyeye çıkar diye düşünüyorum. Pastayı hazırlarken M nin aldığı Siya Siyabend'in albümünü dinledim. Mükemmel, o kadar üzülürdüm İstiklal'de kaşılaşamadığıma M ile canlı canlı dinleyebilmek kısmetmiş.
***
Véronique'in İkili Yaşamı'nı aldım haftasonu merak ediyordum, beklediğimi buldum. Evet. Ben Kieslowski'yi seviyorum. Ayrıntıları izleyiciye sunuş şeklini de...
Yönetmenle söyleşinin yapıldığı ikinci dvd yi henüz izlemedim, onun için daha uygun bir zamanı bekliyorum, daha sonra filmi bir kez daha izlerim büyük ihtimalle.

Salı, Temmuz 01, 2008

TEPKİ

Tepkilerini çok geç veren insanlardan oldum olası rahatsızlık duyarım.
Zavallılar!
Böyleleri öyle acizdirler ki; gerçek duygularını göstermekten korkar sanki çok olgun, anlayışlı birer sevimlilik muskası gibi görünmeye mümkün mertebe özen gösterirler. Kendilerine olan güvensizliklerinden iç dünyalarında ki türlü evhamları, kuruntuları, gel gitleri içinde karanlık, derin kuyularında boğulmaya sonsuza dek mahkumdurlar.