Audrey Tautou’nun başrolünü oynadığı Coco nun henüz Chanelleşmediği (!) dönemleri anlatan filmi izledim, beğendim. Beklentimi karşıladığı için memnun ayrıldım salondan ve ne tesadüftür ki izlediğim diğer Chanel filmi ile aynı sinema salonu, aynı saat ve hatta aynı koltuklara denk düşebildik. İlk izlediğim filmi pek beğenmediğimi söylemiştim ama şu da bir gerçek ki o film aslında bunun devamı bu nedenle de vizyona daha geç girmesi gerekli imiş.İki filmin arasında ki tatlı göndermeler, ayrıntılar hoştu. Chanel'e saygı duydum, büyük aşkı görüyoruz ki sosyeteye şapka ve bayan giyisileri açması için maddi olarak yardım eden aşığıymış. Biraz sıra dışı bir hayat, kendisi pek cesur, güçlü, gözü kara ve sevdim mi tam seven tiplerden. Böyle bütün Chanel filmlerine giden bir tipmişim gibi bir izlenim bırakmak istemem hepsi Fransızca ve Audrey Tautou’nun hatrınaydı...
***
Kim demiş Ütopya hayal ürünü bir devlet diye? İşte tabelası bile var, Mesut tarafından fotoğraflandı. Thomas More bunun ne tabelası olduğunu duysa mezarında ters döner herhalde. İroni, sen nelere kadirsin...





