
Daha sonra aklıma gelen ise kitaplara büyük bir aşkla bağlı olan ablamdır. Okumak, onun hayatının önceliklerinden bu kesin.
***
Bana ilk alınan kitaplar sanırım annemin kuzeninden olsa gerek. Şevket abiyi çok severdim, her gelişinde Ayşegül serisinden bir kitap getirir, içine benim için birşeyler yazardı. Kendimi özel hissederdim. Ciddiye alınıyordum karşımda ki insan benimle yaşıtı gibi konuşuyordu, bu bir çocuk için çok anlamlı ve unutulmazdır. Hâlâ bana kitap hediye edilmesi beni çok mutlu eder, özellikle de hediye eden tarafından ilk sayfaya yazılan not beni yine çocukluğumda ki gibi hissettirir.
***
Gidip kendi kendime satın aldığım ilk kitap "Çocuk Kalbi" romanı. Yetişkin bir kız olduğumda aldığım ilk kitap, bir sahafçıda bulduğum eski bir Aziz Nesin eseri. Kendi paramı kazanıp da aldığım ilk kitap sanırım Ahmet Ümit'inkiler olmalı.
***
Kitabı uzatmayı sevmem, kendimi konunun için de, etkisini hissedebilmem adına kitabı mümkün olan en kısa zamanda bitirmek gerektiğini düşünürüm. İçime sindirerek okurum, sayfaları bozmak istemediğimden beğendiğim cümleleri
bu güzel defterime not alırım, bazen bir cümle beni
bu güzel defterime not alırım, bazen bir cümle beni
öyle etkiler ki kitabı bırakır bir süre böylesine bir cümlenin nasıl bir yaşanmışlıkla çıkabildiğini sorgularım. Düşüncelerimi etkileyen, beni ben yapan bir çok kitap okumuş olabilirim. Kar Kokusu bunlardan biri olabilir meselâ, ama yine de tek bir kitap ismi verip öncesi-sonrası olarak hayatımı ikiye bölebileceğim bir eser olduğunu söylersem, bu hayran kaldığım diğer kitaplara haksızlık olur.
***
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban'ına çok anlamlar yüklerim. Onun yeri çok başkadır benim için.
*
*
*
Üzücü Not:
Aslında çok üzücü olaylar oldu, moralimiz bozuk
Canım M kuzenini kötü bir kaza sonucu kaybetti, geride bir eş, 7 yaşında küçücük bir kız çocuğu kaldı…
Genç ölümler en acısı değil mi?
(Ben 7 yaşındayken de halam vefat etmişti, arkasında minicik oğlunu bırakıp, kanser illetine yenilmişti. Bir gün önce gülümseyerek gitmişti üstelik hastaneye, el sallamıştık arkasından. Oğlu onu hiç tanıyamadı…)
Bütün aile çok üzüldük olanlara, Allahtan rahmet, geride kalanlara baş sağlığı en en çok da eşine ve o küçük kıza sabır diliyoruz.
Aslında ölüm diye bir şey yok, başka bir yerde hayat devam ediyor buna inancım sonsuz.
Aslında çok üzücü olaylar oldu, moralimiz bozuk
Canım M kuzenini kötü bir kaza sonucu kaybetti, geride bir eş, 7 yaşında küçücük bir kız çocuğu kaldı…
Genç ölümler en acısı değil mi?
(Ben 7 yaşındayken de halam vefat etmişti, arkasında minicik oğlunu bırakıp, kanser illetine yenilmişti. Bir gün önce gülümseyerek gitmişti üstelik hastaneye, el sallamıştık arkasından. Oğlu onu hiç tanıyamadı…)
Bütün aile çok üzüldük olanlara, Allahtan rahmet, geride kalanlara baş sağlığı en en çok da eşine ve o küçük kıza sabır diliyoruz.
Aslında ölüm diye bir şey yok, başka bir yerde hayat devam ediyor buna inancım sonsuz.




