bu hafta cheesecake yapmaya karar verdiği için ablam çok mutluydu , perşembe günü muradına ermiş ortaya bir cheesecake çıkartabilmişti, bir gün sonra yenecek olması onu daha da heyecalandırdığı için artık telefon sohbetlerimiz onun "nasıl birşey olcak acaba banuuu" demesiyle başlıyor, yapım aşamasındaki maceralarını anlatmasıyla devam ediyordu. En büyük sorunu ise yeni ve deneysel tadlara açık olmayan eniştemdi, onun da yediğinden zevk almasını, "karıcım ellerine sağlık yine döktürmüşsün" demesini istiyordu haklı olarak. Bunun üzerine beni çağırmayı uygun gördü :) bende hemen atladım tabi ki... İş çıkışı yaşadığım macerayı ve otobüste Şahan'ın bayan tiplemelerine benzeyen kadını es geçip cheesecake kısmına geliyorum hemen.
Akşam yemeğinden sonra eniştem dışarı kaçtı :) daha sonra ablam "ya bismillah" diyerekten mutfağa ilerledi keki (cheesecake çok uzun oluyor) servis yaptı, nescafelerimizi aldık veeee sonuç; dilimlerimizi bitiremedik bile :( çok ağır geldi, tadı süperdi amma bence biz çok toktuk nedeni bu olsa gerek. Sonra eniştem geldi, ben o sırada diğer odadaydım içerden şöyle sesler geliyordu "ııımmm... mmm... süper olmuş valla, bir dilim daha versene" yaa işte biz böyle onu çekiştirirken, aman hep aynı tadlarda kalmış bu da... derken o yaladı yuttu tabağı.
Sabah bir dilimde iş yerinden bir arkadaşıma (ki kendisinin damak zevkine çok güvenirim) getirdim o da starbucks da böylesini yemedim valla harika, ellerine sağlık ablanın... diyerek uzayıp giden bir konuşma yaptığına göre abla için rahat olsun sorun bizde :)