Pazartesi, Nisan 30, 2007

gelip geçen bir haftasonu











Haftasonu bitti... Geldi çattı koca hafta :(





Cumartesi oldukça iyi geçti, erfeyle buluşmak içinTaksim'e gittim epeyde erken gitmişim biraz tur attım, megavizyona gittim. Bu arada çok feci bir olay oldu, yolda yürürken Ali Çatalbaş'ı gördüm :( üstelik tek başınaydı, istediğim şey bir resim çektirmek onunla ama cesaret edemedim :( aklıma geldikçe sinir oluyorum, çok vaktini almayacaktım, güzel bir anı olarak saklayacaktım, hayran olduğum bir tiyatrocu kendisi. Sonra düşündüm acaba Ferhan Şensoy olsaydı yanımdan geçen o zaman çok daha fazla kahrolurdum sanırım bu aptalca tutuk davranışıma... Herneyse geçen geçti artık...



Vakti gelince gittim, buluşma yerine, füniküler hattına doğru yol aldım (bunu söylemeyi seviyorum "füniküler") erfenin ilk füniküler deneyimiymiş, kısa sürdüğü için üzüldü.



Birşeyler yedikten sonra gittik Çorlulu Ali Paşa Medresesine, kahveler ve nargile söylendi. Ben herzamanki gibi erfenin falına baktım, üstüne birde kendi falıma baktım. Sonra Eminönüne indik, görümcesinin oğlunun doğumgünü varmış ona hediye olarak turuncu renk iki balık aldık. Daha yapacak çok şey vardı amma müstakbel eşi aradı yakınımızdaymı, "alayım sizi" deyince geziyi bitirmek durumunda kaldık, neyse ki minder kılıflarımı alabilmiştim:) İdo nun önüne geldik Mehmet i arabanın içindeydi nasılsın, iyimisinlerin ardından ben vapura yollandım. Vapurun üst katında, kulağımda Bjork Kadıköy'e geçtim, güzeldi. Otobüse de tam zamanında yetişmiştim, bizim oralarda oturan hoş bir çocuk var, servisim yoktu eskiden ve ben onunla sık sık karşılaşırdım tesadüf bu ya o da vardı araçta:) ve bana yer vererek bir puan daha kazandı isimsiz kahraman... Eve dönüşte dondurma, maden suyu ve pazar günü için türk kahvesi aldım, sıcaktan erimek üzereydim ki eve yetiştim.


Pazar günü, saat 12:30 da kalktım, gözlerim ve başım ağrıdan çatlayacaktı, nasıl uyumuşum böyle hayret... Annemde kaldırmamış, saati görünce şok oldum, gözlerim yumruk gibi:) mutfağa gittim annem ekmek yapıyor, hemen kahvaltı hazırlandı, uzuun bir kahvaltı yapıldı. Sonra ben cam sildim, evet ben yaptım bunu kimsenin baskısı olmadan:) ardından dişçiye gittik, sonra oturduk, yedik, içtik, yaydık her pazar olduğu gibi.










Cumartesi, Nisan 28, 2007

güzel cumartesi



Yakınlarda çok hoş bir hediye aldım. Benim portremin olduğu bir karakalem çalışması, Muzo'nun yeteneklerinin bir yenisi :) Geçenlerde uğraş vermiş, fena değil fakat ben, bana pek benetemedim:) zaten gelişigüzel, kısa sürede yapılmış olduğunu kendi de söyledi üzerinde biraz daha çalışması gerek. Bu resim neyse de, çiziminde çok daha başarılı olduğu çalışmaları var, bu işin üzerine gitmesini söyledim, umarım dinler bana verdiği öğütlerin yanında benden de ona küçük bir uyarı...


***


İşe gelirken bir maceraya kurban gidiyordum. Bu sabah biraz erken kalkmışım giyindim, biraz oyalandım baktım servisin vakti geliyor ineyim aşağıya dedim. Sonra çıkmışken sokağın başına doğru yürüyeyim, servise rastlarım dedim, demez olaydım, komşunun manyak köpeğini gördüm, devasa şey de beni gördü gayri ihtiyari. O zaman içimden birşeyler geçirdim şimdi burada yazmayayım:) Koşarak bana gelmeye başladı, dondum kaldım,( kaçmak fayda etmiyo çünkü deneyimlerime dayanarak söylüyorum) Başladı çantama kafa atmaya :) Bu köpeğin böyle manyaklıkları vardır 1-2 ay öncede yolumu kesmişti oyun istiyor, kötü bir niyeti yok aslında fakat o sevimli minik bir köpek değil maalesef bu gerçeği görse iyi eder. Neyse ki servis geldi, Esra ve Yavuz abi bana güldüler :( Yavuz abi ye göre "kuçu kuçu" yapmalıymışım, birde davet edeceğim köpeği yani...


***


Erfe ile Taksim de buluşacaz bugün Çorlulu da kahve içicez :)







Cuma, Nisan 27, 2007

Bugün Cuma olması itibariyle çok mutluyum.
Yarın yarım gün çalışacağım ve bunu düşündükçe, yan odadaki arkadaşın anlamsız bağırışlarını bile duymuyorum. Neden sesini hiç ayarlayamıyor? 1 seneyi geçti buraya geleli fakat ben ona daha yeni yeni alışıyorum sindire sindire...
Akşam sırasıyla O.C.
Cold Case ve Zuhalim Olcayımın oynadığı Geniiiiiişşş Zamanlar ı izleyeceğim inşallah. Her zaman olduğu gibi annem bir odada Sıla'yı izlerken ben diğer oda da kendi dizilerime dalmış olacağım. Tabi Geniiiiişşşş Zamanlar'da birleşeceğiz çünü bu diziyi kendisi de izliyor. Sıla'sı başlamadan önce her zaman olduğu gibi, yüzünde çocuksu bir ifadeyle "Bugünü çok seviyorum çünkü Sıla var" diyerek beni güldürecek. İkisini de çok seviyormuş, sürekli söylüyor bunu onları gerçek karakterler gibi görecek bir dönem, ben birşey söylediğimde onları koruyacak... Akşam olsa bir an önce, mesai bitse, müdürün içi kan ağlıyor ülke de gelilşen olaylara beni üzüntülere gark ediyor :( Şu an sadece bugünün Cuma olduğu gerçeğini düşünmek ve sevinmek istiyorum